Kitabülasyon Bölüm 1
2030 yılında birkaç Türk mühendisin kurduğu küçük bir firma, dünyanın kaderini sonsuza kadar değiştirdi. Kitap ve simülasyon kelimelerini birleştirerek Kitabülasyon adı altında kurulan firmanın amacı, tüm kitapların sanal gerçeklik ortamında kişiye özel olarak uyarlanabilmesini sağlamaktı. Uygulamada öncelikle kitap seçimi yapılıyor daha sonra ana karakterlerin avatarları seçiliyordu. Kitabı hiç okumayanlar için karakterlerin temel özellikleri iki üç kelimeyle özetleniyordu. Örnek olarak;
Raskolnikov: Melankolik, Katil, Yoksul
Anna Karenina: İhtiraslı, Baştan Çıkarıcı, Güzel
Quasimodo: Vahşi, Kambur, Çirkin
Belirtilen özelliklere göre insanlar karakterleri sıfırdan oluşturabiliyor veyahut hazır avatarlardan birini seçebiliyordu. Uygulama kullanıcılara kitabın çok kısa, kısa, orta ve uzun versiyonunu seçme hakkı tanıyor, yapılan seçime göre kitap sanal ortama aktarılarak belirtilen sürede canlandırılıyordu.
Online üyelik modeli ile satışa çıkan uygulama dünya çapında büyük ilgiye sebep oldu. Hemen herkes binlerce sayfalık kitapları beş dakikada yaşayarak deneyimleme fırsatına balıklama atladı. Sonrasında getirilen arkadaşınla izle, karakteri canlandır vb. gibi özelliklerle de dünyanın en büyük sosyal medya uygulamasına dönüştü.
Peki hikâyenin karanlık yüzü neydi?
Önce kitapçılar kapandı birer birer. Ardından en büyük yayın evleri bile bu teknolojinin karşısında yalnızca birkaç yıl dayanabildi. 2034 yılında basılan kitap sayısı sıfırdı. Sonra Türkiye’ de başlayan kütüphaneleri Kitabülasyon kafelere dönüştürme furyası tüm dünyaya yayıldı. 2037 yılına gelindiğindeyse basılı tüm kitapları çevreci nedenler dolayısıyla evsel ürünlere dönüştürmek için imha etme kararı Birleşmiş Milletlerce alındı. Zaten tüm kitaplar uygulamada mevcuttu. Basılı olmaları gereksiz bir külfetti. Evlerdeki kitapların tekrar doğaya kazandırılması için kampanyalar ve teşvikler düzenlendi. Her geçen yıl, daha fazla kitabın sayfaları bıçakların keskinliğini hissetti…
Elde ettikleri geliri daha da büyütmek isteyen şirket yöneticileri kitaplardan sonra dikkatlerini sinema sektörüne yönelttiler. Film senaryolarının uygulamaya yüklenmesi halinde bunları da özetleyerek sanal gerçekliğe aktarma kabiliyetini portföylerine eklediler. Üstelik başrol oyuncusunu dilediğin gibi değiştirme hakkın da vardı. Saatlerce Yüzüklerin Efendisi izlemek yerine üç filmi bir saatte bitirmek kullanıcılara büyük bir zaman tasarrufu gibi geldi. Özenle yazılıp çekilmiş başyapıtlar yarım saatlik sanal gerçeklik skeçlerine dönüşüverdi. Yayın evlerinin çöküşünü, değişime ayak uyduramayan yapım şirketleri izledi. Marvel ve DC gibi firmalar, çizgi roman ve film üretimini bırakıp uygulama için içerik üretmeye başladı. Değişime karşı koyanlar ise yok olmaya yüz tuttu. Yüz yıla damga vurmuş Hollywood, hayalet şehre dönüştü. Bir zamanlar bilinmeyen ufukları evlere taşıyan devasa stüdyolar inler ile cinlerin oyun alanı haline geldi…
Sayfaların görsellere, saatlerin anlara, emeklerin ise bir hiçe dönüşümü işte böyle başladı…
Hacı Ahmet BOYRAZ
HİKAYENİN DEVAMI HAFTAYA SİTEMDE OLACAK… BEĞENMEYİ, YORUM YAPMAYI ve PAYLAŞMAYI UNUTMAYIN…

Bir Cevap Yazın